Arhavisitesi
Reklam
Arhavisitesi

Karadeniz Kayıyor

KARADENİZ HEYALAN ve SELLERE TESLİM EDİLMEMELİ.!

27 Ocak 2017 - 22:13 'de eklendi ve 1621 kez görüntülendi. A+A-

Karadeniz Kayıyor

Osman Nuri Özkan’ın kaleminden…

Ülkemizde ve dünya turizminde son yıllarda cazibe merkezi haline gelen KARADENİZ BÖLGESİ HEYELAN ve SELLERLE boğuşuyor.!

Her geçen yıl heyelanların ve sellerin SIKLIĞI, BOYUTU ve VERDİĞİ ZARARLAR artıyor.!

Bölge su içinde YÜZÜYOR, tarım alanları ZARAR görüyor.!

Köylerde ve mahallelerde EVLER boşaltılıyor.!

İnsanlar ÜZGÜN, TEDİRGİN, KORKU İÇİNDE ve AĞLIYOR.!

Son yıllarda büyük şehirlerden göç artmaya başlamışken; İNSANLAR YILLARCA TAŞINMA HAYALİ KURDUKLARI BU GÜZELİM TOPRAKLARA YERLEŞMEK DÜŞÜNLERİNDEN BİLE VAZGEÇMEK ÜZERELER.!

Daha da acı olanı; sürekli zarar gören bu bölge sakinleri BÖYLE SÜRERSE bulundukları yerleri TERKETMEK zorunda kalacaklardır.! Geçmiş yıllarda yaşandığı gibi büyük şehirlere veya yaşanabilir başka bölgelere GÖÇ ETMELERİ KAÇINILMAZ OLACAKTIR!

O zaman yine eskisi gibi GÖÇ VEREN BÖLGE durumuna gelecektir.!

Özellikle DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE yine TERKEDİLMİŞ EVLER, MAHALLELER ve KÖYLER oluşacaktır.!

Çok geç olmadan bir an önce ACİL ÖNLEMLER ALINMALIDIR.!

Aksi takdirde bu bölgemiz bundan böyle KARADENİZ BÖLGESİ olarak değil, KAYANDENİZ BÖLGESİ olarak anılacaktır.!

* * *

Ülkemizin en çok yağış alan yeri olan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde toprak yapısının gevşek ve arazisinin eğimli olması nedeniyle heyelan ve sellerin en sık yaşandığı bölgemiz olduğu gerçeğini hepimiz biliyoruz. Yağışların sıklığı ve miktarı dolayısıyla zarar vericiliği son yıllarda birçok nedenden dolayı çok artmış durumdadır.

Bizi düşündüren konu ise, aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere SON YILLARDA YAĞIŞ MİKTARININ ARTMAMASINA RAĞMEN YAŞANAN HEYELAN ve SEL AFETLERİNİN ARTMASIDIR.

Karadeniz Bölgesinde Yıllara Göre Alansal Sonbahar Mevsimi Yağışları

(Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü – https://www.mgm.gov.tr)

Heyelan ve sellerle boğuşan Karadeniz bölgemizin en çok etkilenen kısmı DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ olup, il özelinde bitki ve hayvan çeşitliliği, endemik bitki sayısı, dünyanın sayılı biyosfer alanlarından birine sahip, doğal kalabilmiş ama korunmaya muhtaç durumdaki ARTVİN ve RİZE illeri gelmektedir. Bu illerde de ARHAVİ, HOPA ve FINDIKLI ilçeleri öne çıkmaktadır.

Doğu Karadeniz bölgesinde, HOPA merkez olmak üzere ARTVİN ve RİZE dolayları dünyada yağışı en çok alan bölgelerden biridir. Bundan yıllarca önce de BARDAKTAN BOŞALIRCASINA yağmurlar yağar, bu yağmurların bazen 1 hafta 10 gün bile sürdüğü olurdu. O zamanlarda da seller yaşandığı halde bu şekilde zarar vermez,  bu şiddette heyelanlar yaşanmazdı.

Peki.! SON YILLARDA NE DEĞİŞTİ DE BU HEYELAN ve SELLERİ DAHA SIK ve ZARAR VERİCİ ŞEKİLDE YAŞIYORUZ?

Yağış oranı mı çok arttı? Toprağın yapısı mı değişti? Arazi eğimi mi arttı? Yoksa DOĞAL YAPI MI BOZULDU? Bunu sormalıyız; KENDİMİZE ve İLGİLİ MERCİLERE?

Bence bu duruma gelişinin sebebi;

Son yıllarda DOĞA ile aşırı bir şekilde oynanmasından dolayı çevre tahribatlarının artması ve gerekli önlemlerin alınmamasıdır.

Kısaca.!

DOĞA İLE YILLARCA ACIMASIZCA ve NANKÖRCE OYNANDI. MAALESEF, DOĞA ARTIK KENDİNİ YENİLEYEMİYOR!

Bu sebeplerden dolayıdır ki bu doğa harikası yöremiz son yıllarda heyelanlarla ve sellerle sıklıkla boğuşmakta ve ne yazık ki yaşanılması zor bir bölge olarak yerini almaktadır.

Bu durum her geçen gün YÖREMİZ, BÖLGEMİZ ve ÜLKEMİZ için büyük kayıptır.

* * *

Bazı ÖRNEKLER vermek gerekirse.!

Arhavi, Yemişlik Mahallesi’nde (Lazca adı: Kibelit) sadece 2016 yılı Eylül ayında meydana gelen orta ve büyük ölçekli toprak kaymalarının sayısı 18’dir. Heyelan yaşanan yerler dik araziler olup, düz arazilerde yer alan TARIM ALANLARI (çay ve fındık bahçeleri, mısır tarlaları) ve yerleşim yerlerinin çoğu da sellerden zarar görmüştür. Meydana gelen heyelanlarda bazı yerlerde DERİN VADİLER oluşmuştur.

Arhavi Kireçlik Köyü’nde (Lazca adı: Bahta) 2016 yılı Kasım ayında meydana gelen büyük TOPRAK KAYMASI’dır. Bu toprak kaymasının tehlikesi hala devam etmektedir.

İlk olarak 2016 yılı Kasım ayında Arhavi Kaymakamlığı tarafından tehlike altında olan konut sahiplerine “Kireçlik köyünde meydana gelen heyelan nedeniyle dere ağzında bulunan evlerin tehlike altında olduğuna dair” gerekçeli yazı ile bu durum bildirilerek evlerinde oturmamaları istenmiştir.

Daha sonra Artvin Valiliği’nin Arhavi Kaymakamlığı’na göndermiş olduğu 04.01.2017 tarihli yazı ekinde bulunan İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün jeolojik etüt raporunda; Arhavi Kavak Köyü’nde bulunan 5 konut için “Binada herhangi bir hasara rastlanmayıp, dere ıslah imalatları tamamlanana kadar olası taşkın riski nedeniyle konutta ikamet edilmemelidir”. 1 Cami lojmanı ve çay alım yeri için ise “Binada herhangi bir hasar gözlenmemiş olup, bina temelleri tamamen dere yatağı üzerine kurulu olması ve bu nedenle dere akışına engel olan unsur olduğu tespit edildiğinden, söz konusu yapının dere yatağı üzerinden tamamen kaldırılması gerekmektedir” yazmaktadır.  Arhavi Kaymakamlığı da bu raporu tehlike altında bulunan konut sahiplerini bilgilendirmek amacıyla KAVAK KÖYÜ muhtarlığına ilan ettirmiştir.

Bu yerleşim yerlerinde bulanan bazı evlere araç ulaşımı hala sağlanamamaktadır. Kireçlik Köyü’nde kaç evin tehlike altında olduğuna dair herhangi bir bilgiye ulaşamadığımı üzülerek bildirmek istiyorum.

ÖNEMLİ BİR UYARI! Bu bölgede heyelan afeti sonrasında stabilizesi bozulmuş zemindeki kayma devam etmektedir. Ancak, bu toprağın akarsulara karışarak denize taşınmasını beklemek daha büyük tehlikelere ve zararlara neden olabilir. Bence, zaman geçirmeden BETON BLOKLARLA DUVAR ÇEKEREK toprağın akışını durdurmak ya da kayan bölgeden geçen IRMAĞIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREREK ya da AKAN SUYUN GENİŞ SU BORULARI KULLANILARAK HEYELAN BÖLGESİ İLE TEMASINI KESEREK heyelanı durdurmak daha doğru olur.

* * *

Örnek olarak bazı İLÇELERDE yapılan çalışmalardan söz etmek istiyorum.!

Arhavi ilçesinde.!

2016 yılı Eylül ayında Arhavi ilçesinde yaşanan heyelan ve sellerden sonra Arhavi Kaymakamlığı’nın kamuoyuna yaptığı 07.09.2016 tarihli duyuruda; “Arhavi ilçe merkez ve köylerinde kesin hasar tespit çalışmalarındaki nihai sonuçta, 181 yapıda hasar tespit edilmiş, 26 konut ve yapıya tahliye kararı verilmiştir. Arhavi ilçe merkezi ve köylerinden 3 aileye barınma hizmeti verilmektedir.” denilmişti.

Arhavi Belediyesi’nden 29.12.2016 tarihinde aldığım bilgilere göre; 2016 yılında Arhavi Belediyesi’ne AFET ZARARLARININ karşılanması konulu 85 adet dilekçe verilmiş.

Arhavi Belediyesi tarafından;

– 2015 yılında 115 adet duvar/heyelan bitirilmiş olup, toplam 12.700 m3 çalışma yapılmıştır.

– 2016 yılında 95 adet duvar/heyelan bitirilmiş olup, toplam 11.000 m3 çalışma yapılmıştır.

Yapılan bu çalışmalar şimdiye kadar meydana gelen zararların karşılanması ve bundan sonra meydana gelebilecek heyelanların engellenmesi açısından maalesef yetersiz kalmaktadır.

BU, YEREL BELEDİYELERİN TEK BAŞINA ALTINDAN KALKABİLECEĞİ BİR KONU DEĞİLDİR.

Bence, ilgili yöre Belediyeleri öncülüğünde bir KOMİSYON kurulup, bu komisyon aracılığıyla devletten destek alınmalı, kısa ve uzun vadeli olarak çözümleme yoluna gidilmelidir.

Hopa ilçesinde.!

Hopa Belediyesi’nden 25.01.2017 tarihinde aldığım bilgilere göre;

Hopa Belediyesi tarafından;

– 24.08.2015 tarihinde yaşanan sel baskınında Hopa Belediye Başkanlığı mücavir alan içerisine 261 Kg yağmur düşmüştür.

– Afetzede sayısı 1.208 kişidir. 3 kişi kayıp, 11 kişi hayatını kaybetmiş olup 27 kişi yaralanmıştır.

– Mücavir alan içerisinde 1.437 hasar tespiti yapılmıştır.

– Yaşanan afette toplam 350 araç ve 890 personel görevlendirilmiştir.

– Hopa Belediye Başkanlığı olarak gelen yardımlarla birlikte 430 ton içme suyu yardımı yapılmıştır.

– 3.000 aileye kumanya yardımı yapılmıştır.

– Yolları kapalı olan veya ulaşımı elverişli olmayan mahallelere ve köylere Helikopterle yiyecek içecek yardımlar yapılmıştır.

– Olası hastalıklara karşı ev ve işyerleri ilaçlanmıştır.

– Afet sonrası çalışmalarda yaklaşık olarak 10.000 m3 malzemeli taş duvar yapılmıştır. Toplam imar sınırı 20 km olup bunun 12 km’lik alan tekrar asfaltlanmış, 8 km betonlama çalışması yapılmıştır.

Fındıklı ilçesinde.!

Rize Fındıklı Belediyesi’nden 25.01.2017 tarihinde aldığım bilgilere göre;

Fındıklı Belediyesi tarafından;

– 2015 yılı -24 ayrı yere duvar bitirilmiş olup, toplam 250  m3 çalışma yapılmıştır. 22 Adet afet ile ilgili dilekçe başvurusu yapılmıştır. 

– 2016 yılı -18 ayrı yere duvar bitirilmiş olup, toplam 272  m3 çalışma yapılmıştır. 120 Adet afet ile ilgili dilekçe başvurusu yapılmıştır. 

* * *

2011 tarihli bir araştırma;

(Prof. Dr. İbrahim Özen – KTÜ, 2011 “Doğu Karadeniz Bölgesi Heyelan ve Taşkınları Sempozyumu”)

2010 yılında Rize, Giresun ve Trabzon’da yaşanan su baskınları ve heyelanlar verilmektedir.

“Doğu Karadeniz Bölgesinde heyelan ve taşkınlardan dolayı her yıl gayri safi milli hasılanın yaklaşık %3’ü oranında bir kayıp meydana gelmektedir. Bu nedenle bu bölgelerde; İş gücü, Üretim, Çevresel sorun kayıpları meydana gelmektedir. Toplumsal yaşamı ile bölge ve ülke ekonomisini ciddi şekilde tehdit eden su baskınları ve heyelanlar gibi doğal afetler önem arz etmektedir.” denilmektedir.

Yıl                               Sel ve Heyelan Sayısı

1920 – 1960              1
1960 – 1980              7
1980 – 2000              11
2000 – 2010              14

“1920-2010 yılı arası yaşanan 33 büyük doğal afette 587 can kaybı ve milyarlarca liralık zarar ortaya çıkmıştır. Küresel ısınma sonucu ve iklim değişikliklerine bağlı şiddetli yağış artışı (ki 2070 yılında yağış miktarında %10-20 artış) bekleniyor.” belirtilmiş.

“Nedeni;
– Özellikle doğa ve çevrenin bilinçsizce kullanımı
– Standart dışı ve ruhsatsız çarpık yapılaşma
– Dere yataklarının işgali”

“Çözümü;

– Bilimsel verilerin yoğun bir şekilde kullanılması
– Üniversitelerin ve uygulayıcı kurum ve kuruluşların yakın bir işbirliği içinde çalışmaları
– Doğal afetleri önleme ve zararlarından korunma konusunda toplumun eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi.” gösterilmektedir.

Bu konuda yeni tarihli ve ciddi bir araştırma bulamadığımdan dolayı DOĞU KARADENİZDE son yıllarda gelinen durumu gözler önüne sermek, YÖREMİZE ve dolayısıyla ÜLKEMİZE verdiği ekonomik kaybın ne derece büyük olduğunu gösterebilmek amacıyla örnek olması açısından 2011 yılından önemli bazı kesitleri siz değerli okuyucularımın bilgilerine sunmak istedim.

* * *

Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan toprak kaymaları ve sellerin nedenleri, alınacak önlemler ve çözüm önerileri;

– Heyelanlar ve seller için ÇÖZÜM.!

Yöre insanını yerlerinden-yurtlarından-evlerinden koparmak olmamalıdır. Amaç; yaşadıkları yerleri daha yaşanılır ve güvenli kılmak olmalıdır! Bu felsefe ile İŞE BAŞLANMALIDIR.

– En önemlisi ACİL OLARAK Belediyeler öncülüğünde bir KOMİSYON kurulmalıdır.

Zaman geçirmeden bölge BELEDİYE BAŞKANLARININ öncülüğünde, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI, İL ÖZEL İDARELERİ, KAYMAKAMLIKLAR, VALİLİKLER ve ÜNİVERSİTELERDEN ilgili bilim insanlarının da bulunduğu bir KOMİSYON kurularak işe başlanılmalıdır.  İlk olarak Karadeniz Bölgemizde bulunan Üniversitelerle irtibata geçilmelidir. Başta AÇÜ (Artvin Çoruh Üniversitesi), REÜ (Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi), KTÜ (Karadeniz Teknik Üniversitesi), GÜ (Giresun Üniversitesi) , ODÜ (Ordu Üniversitesi) ve OMÜ (Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi)… Gerekirse Ankara, İstanbul gibi büyük şehirlerdeki Üniversiteler ile de irtibata geçilebilir. Konu ile ilgili Anabilim Dallarından ilgili öğretim elemanları komisyona dahil edilmelidir. Bu komisyon, öncelikle KISA VADEDE alınacak ACİL ÖNLEMLER ile ZARAR GÖREN YÖRE HALKINA maddi destek konusunu çözmelidir. Hemen akabinde UZUN VADELİ çözümler üretmelidir. Üretilecek olan PROJELER, zaman geçirmeden İLGİLİ MERCİLERE iletilerek destek alınmalıdır.  Destek için irtibata geçilebilecek ilgili merciler; Bakanlıklar (TC ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI), BAŞBAKANLIK ve TÜBİTAK. Gerekirse AVRUPA BİRLİĞİ’nden proje desteği alma yoluna gidilmelidir. Alınacak destekle bu projeler BELEDİYELER tarafından derhal UYGULAMAYA GEÇİLMELİDİR.

– Zarar gören yöre halkına en kısa zamanda maddi destek verilmelidir.

Yöre halkı KENDİ KADERLERİNE TERKEDİLMEMELİDİR.  Başta zarar gören MESKENLERİ için destek verilerek onarılmalı ya da yeni mesken yapılmalıdır. Tarım alanlarında en çok zararı ÇAY BAHÇELERİ, FINDIK BAHÇELERİ ve MISIR BAHÇELERİ görmüştür. En kısa zamanda bu konuda da maddi destek sağlanarak HAYATLARINI SÜRDÜREBİLME ŞANSI VERİLMELİDİR.

– Heyelan sonucunda zarar gören yerler en kısa zamanda istinat duvarları vb. çalışmalarla korumaya alınmalıdır.

Yöre halkının zarar gördüğü ve risk altında olan gerek yaşamlarını sürdürdükleri EVLERİN YAKINLARINDA gerekse geçimlerini sağladıkları TARIM ALANLARINDA İSTİNAD DUVARLARI ÖRÜLMELİDİR. Böylece HAYATI TEHLİKE ve TEKRAR YAŞANABİLECEK ARAZI KAYMALARI ÖNLENEBİLİR.

– Yeni açılan yollarda başta olmak üzere tüm mahalle/köy/orman/yayla yollarında yan su, alt su geçişleri, menfez ve istinat duvarları zarar görmüşse onarılmalı, hiç yoksa hemen yapılmalıdır.  

Bence bu bölgede yaşanan toprak kaymaları ve sellerin EN ÖNEMLİ NEDENLERDEN BİRİ DE son yıllarda yeni açılan mahalle, köy ve orman yollarıdır. Bu yeni yollar açılırken birçoğu gerektiği şekilde mühendislik çalışması ile yapılmamaktadır. Gelişigüzel açılan yollarda yan su ve alt su geçişleri ya hiç ya da uygun şekilde yapılmamıştır. Ayrıca, yeni açılan yolların birçoğunda gerekli menfez ve istinat duvarları ya uygun şekilde yapılmamış ya da hiç yapılmamıştır.

Eğimli arazilerde açılan BAZI YOLLAR, suyun yeterli şekilde yan su ve alt su geçişleri ile IRMAKLARA VERİLMEMESİNDEN dolayı kuvvetli yağışlarda DERE HAVZASI VAZİFESİNİ GÖRMEKTEDİR. BU YOLLARDA BİRİKEN VE DEBİSİ ARTAN SU, KARŞISINA ÇIKTIĞI YERLERE BÜYÜK ZARARLAR VERMEKTEDİR.

– Yanlış ve gereğinden fazla ağaç kesimleri ile orman talanları. 

ORMAN GENÇLEŞTİRME ÇALIŞMALARI ve BAL ORMANI vb. projeler uygun yerlerde ve uygun şekilde yapılmadığında ORMAN EKOSİSTEMİN BOZULMASINA sebep olunmaktadır. Ayrıca kesilen ağaçları taşımak için açılan yolların standart dışı olması ve yeterli bakımı yapılmamasından dolayı yeni HEYELAN SAHALARI YARATILMAKTADIR. Bu tip projeler uygun yerlerde ve uygun şekilde yapılmalıdır.

ORMAN EKOSİSTEMİNİN insanların etkisi ile DEVAMLI ve ARTAN BİR ŞEKİLDE bozulması sonucu DOĞAL AFETLER de artış göstermektedir. Bunun sonucunda orman, köy ve mahalle bölgelerinde seller ve arazi kaymaları daha çok artış göstermiştir.

ORMAN EKOLOJİK DENGESİNİN BOZULMASI sonucunda dağlardan yerleşim yerlerine akarsular tarafından ALÜVYON TAŞINMASI da artmıştır. Düz zeminlerde akarsu yatakları toprak ve taş katmanları ile dolarak bazı yerlerde İŞLEVİNİ KAYBETMİŞTİR.

Bundan böyle, bilinçli arazi çalışmaları yapılarak sel ve heyelan riski yüksek olan yerlerin yerleşime ve tarıma açılması engellenmelidir.

– Taş ve maden ocakları çalışmalarında gereğinden fazla yaratılan yapay titreşimler.  

Gerek daha önce yapılan Doğu Karadeniz Sahil Yolu Projesinde gerekse şu anda devam eden projeler kapsamında asfalt üretimi için gerekli TAŞLARIN TEDARİK SÜRECİNDE aşırı dozda DİNAMİT ile gerçekleştirilen patlamalar toprak kaymalarına ve hatta KÖY KAYMALARINA sebep olmaktadır. 

– Çay tarım alanlarının İZİNSİZ bir şekilde açılması, her geçen gün artması ve kısıtlanamaması.

Çay dikim alanlarının kontrolsüz biçimde artışından dolayı toprağı tutan ağaçların sayısı azalmaktadır. Bu alanlara farklı tarım ürünlerinin dikimi/ekimi yapılmamasından dolayı toprak SU TUTMA ÖZELLİĞİNİ YİTİRMEKTE ve KAYGAN ZEMİN OLUŞTURMAKTADIR. Bunların sonucunda yüksek eğimin de etkisiyle yoğun yağışlar sonrasında sel taşkınları ve heyelanlar meydana gelmektedir.

– Yanlış yerlerde ve olması gerekenden fazla yapılan Hidroelektrik Santral (HES) ve BARAJ projeleri. 

Baraj ve Hidroelektrik Santrallerin yanlış yerlerde ve olması gerekenden fazla yapılması sebebiyle doğanın dengesinin bozulmasına, bölgenin zaten yüksek olan nem oranının daha da artmasına sebep olunmuştur. Baraj ve Hidroelektrik Santralleri bulutların aşırı su tutmasına ve buharlaşmanın artmasına neden olmakta, bunun sonucunda aşırı yağışlar meydana gelmektedir. Son yıllarda aşırı artış gösteren nem, bölge halkının sağlığını tehdit edecek boyutlara gelmiştir.  Bölgemizde bu projelerin yoğunluğundan dolayı su havzalarında (dere, ırmak ve nehirlerde) sular azalmakta ve ani yağış sonrası bu havza çevreleri sel taşkınlarından büyük zarar görmektedir.

– Orman yangınlarına müdahale amacıyla yangın söndürme helikopteri ya da yangın söndürme uçağının bulunmayışı. 

Bölgede çıkan orman yangınlarında havadan müdahale edebilecek araçların olmayışından dolayı yangınlar uzun sürmekte, güçlükle söndürülmekte ve bitki örtüsü büyük oranda yok olmaktadır. Söndürme çalışmalarında açılan yeni yollar ve ağaç kesimleri maalesef bu zararı daha da artırmaktadır. 

Kesim sonrası kurumuş çay bitkilerini İŞLEYECEK SANAYİİ bulunmamasından dolayı yöre halkı çözümü alanda yakmakta bulmakta, yakarken de kimi zaman orman yangınlarına sebep olmaktadır. Çözüm için kurumuş çay bitkilerini işleyecek levha vb. fabrikaların kurulmasını sağlayarak hem ÇEVREYE hem de EKONOMİYE katkı sunulmalıdır.

– Toprak yapısı.

Bölgede bitki örtüsünün yer aldığı toprak katmanı genellikle 1-2 metre yüksekliğindedir. Gereğinden fazla açılan yollar bu nedenle toprak kaymalarına neden olmaktadır.

– Bir eylem planı oluşturularak bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun ağaç türlerinin dikim seferberliği başlatılmalıdır. Bu ağaçlar bakımı ve koruması iyi yapılarak büyütülmelidir.

Öncelikle, doğal olarak bulunan bitki örtüsü korumaya alınmalıdır. Ağaçlar toprak kaymalarını önleyecek miktarda değilse, tahrip olmuşsa veya yaşlanmışsa dik ve toprak tutucu özelliğe sahip türlerin dikimi yapılmalıdır. Toprak kaymasını önleyen kazık kök ve sığ kök yapan karışık bitki türleri tercih edilmelidir. Meşe, Gürgen, Karaçam, Kızılçam, Sarıçam, Ladin, Göknar, Kayın, Karayemiş, Kestane, Ihlamur, Dişbudak, Akağaç, Kızılağaç, Orman Gülü, Şimşir benzeri ağaçların özellikle dik eğimli arazilerde kesimi yasaklanmalı veya özel izine tabi tutulmalıdır. Ayrıca bu tip ağaçların dikimi için bir EYLEM PLANI oluşturularak AĞAÇ DİKİM SEFERBERLİĞİ başlatılmalıdır.

–  Meyve yetiştiriciliği ve çeşitliliği özendirilmelidir.

Eski yıllarda her evin önünde çeşitli meyve ağaçları bulunurdu. Son yıllarda bu oran bir hayli düştü. Özendirilmelidir… Teşvik edilmelidir…

– Uygunsuz ve çarpık yapılaşma.

Kayma riski olan ve akarsu yatağı gibi yüksek riskli yerlerdeki yapılaşma zararın boyutunu artırmaktadır. Eskileri teşvik edilerek ve desteklenerek başka yerlere kaydırılmalıdır… Yenileri engellenmelidir…

– Küresel ısınmaya bağlı olarak iklim değişikliği sebebiyle seller ve toprak kaymalarının artışı.

Ozon tabakasındaki incelme, küresel ısınma ve son yıllarda artan iklim değişiklikleri sonucunda yağışlar ve dolayısıyla heyelanlar artmaktadır. Çözüm aranmalıdır…

– Yöre halkına bilinçlendirilmesi ve eğitim verilmesi.

Doğal afetleri önleme ve zararlarından korunma vb. konularda bölge halkının bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerekmektedir.

* * *

Sonuç olarak!

Geçmiş tecrübe ve istatistiklerden faydalanarak bilimin ışığında hareket edilmeli ve Doğu Karadeniz Bölgesi doğal afetlere kurban edilmemelidir.

“Biz doğaya nasıl bakar ve korursak, doğa da bize öyle bakar ve korur.”

İyya kayiten biciyat…

(Her zaman iyiliklerle görüşelim)

Osman Nuri ÖZKAN

ozkan@ankara.edu.tr

Kaynaklar:

– Arhavi Belediyesi
– Hopa Belediyesi
– Fındıklı Belediyesi
– Arhavi Kavak Köyü Muhtarlığı
– https://www.mgm.gov.tr – Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü
– http://www.dsi.gov.tr/docs/sempozyumlar/ – “Doğu Karadeniz Bölgesi Heyelan ve Taşkınları Sempozyumu”, Prof. Dr. İbrahim Özen – KTÜ, 2011

Yazı Yayın Tarihi: 27 Ocak 2017

Yazı ile ilgili diğer fotoğraflar;

Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
CHP Arhavi İlçe Kongresi Yapıldı! Engin Erkan Yeniden Başkan Seçildi CHP Arhavi İlçe Kongresi Yapıldı! Engin ...

CHP Arhavi İlçe Kongresi yapıldı. İki adayın yarıştığı kongrede Engin Erkan yeniden başkan seçildi....

Arhavi ADD Şubesi 10 Kasım’da Yine Anıtkabir’de Arhavi ADD Şubesi 10 Kasım’da Yine...

Osman Nuri Özkan’ın kaleminden… Ülkemizde ve dünya turizminde son yıllarda cazibe merkezi haline gelen KARADENİZ BÖLGESİ HE...

Türkiye’nin En Zengin Yüz Ailesinde 4 Arhavi’li Türkiye’nin En Zengin Yüz Ailesind...

Ekonomist dergisinin Türkiye’nin en zengin kişi ve ailelerinin listelendiği ‘En Zengin 100 Araştırması’nın bu yıl 14’üncüsü yapıldı. İl...

Musa Ulutaş Caddesi’ne Tabelalar Asıldı Musa Ulutaş Caddesi’ne Tabelalar A...

Osman Nuri Özkan’ın kaleminden… Ülkemizde ve dünya turizminde son yıllarda cazibe merkezi haline gelen KARADENİZ BÖLGESİ HE...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
SON EKLENEN HABERLER
Bayraktutan: “Öğretmenlerimize Hak Ettiği Değeri Vermek Zorundayız” Bayraktutan: “Öğret...

Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan 24 Kasım Öğretmenler gü...

CHP, Çaykur’da Çalışan Geçici İşçilere Kadro Verilmesi İçin Kanun Teklifi Verdi CHP, Çaykur’da Çalı...

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Çaykur'da Geçici i...

CHP Arhavi İlçe Kongresi Yapıldı! Engin Erkan Yeniden Başkan Seçildi CHP Arhavi İlçe Kongresi ...

CHP Arhavi İlçe Kongresi yapıldı. İki adayın yarıştığı kongr...

Arhavi ADD Şubesi 10 Kasım’da Yine Anıtkabir’de Arhavi ADD Şubesi 10 Kası...

Atatürkçü Düşünce Derneği Arhavi Şubesi 10 Kasım’da öğrencil...

Türkiye’nin En Zengin Yüz Ailesinde 4 Arhavi’li Türkiye’nin En Zeng...

Ekonomist dergisinin Türkiye’nin en zengin kişi ve ailelerin...

Musa Ulutaş Caddesi’ne Tabelalar Asıldı Musa Ulutaş Caddesi’...

Arhavi belediyesi kasım ayı meclis toplantısında,  geçtiğimi...

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk Ölümünün 79. Yılında Saygı, Minnet ve Rahmetle Anıldı Büyük Önder Mustafa Kemal...

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük devlet adamı Ulu Önd...

Merhum Musa Ulutaş, Meclis Toplantısı Öncesi Birkez Daha Anıldı Merhum Musa Ulutaş, Mecli...

Geçtiğimiz günlerde ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kayb...

Arhavi Yasta! Musa Başkan Sevenlerini Üzdü Arhavi Yasta! Musa Başkan...

Çalışma Ofisinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Arha...

Arhavi, Musa Başkanını Kaybetti Arhavi, Musa Başkanını Ka...

Arhavi Belediyesi eski başkanı ve CHP Arhavi ilçe önceki baş...

FOTOĞRAF GALERİSİ
SİNEMA HABERLERİ
VİDEO