Hatıralarım -2-

Hamdi YILDIRIM -Köşe Yazarımız- Milli Boksör-Antrenör

Değerli Arhavili dostlarım,

Hatıralarımın ikinci bölümünü aktararak yazmaya devam ediyorum. Bir gün değerli arkadaşım Vedat Takaz’ın sahibi olduğu açık Bahar sinemasının bilet kuyruğunda beklerken önümdeki sırada bulunan gençlerin bokstan bahsettiklerini duyarak kulak kabarttım. Sinemadan çıktıktan sonra boks yapmaya gideceklerinden bahsediyorlardı. Çok şaşırmıştım, sonraları bu şaşkınlığım tatlı bir heyecana dönüştü.

Çünkü bir anda düşüncelerimde yalnız olmadığımı hissettim Daha sonra can dostlarım olan Hamdi Zaim, Caner Gerdan, Hüseyin Zaim, Bedri Soğukoğlu ve Şener Gerdan’ la bu vesile ile arkadaş oldum. Erzurum’da boksta geçen günlerimi paylaştık birbirimizle. Boks çalışmalarını beraberce yapma kararı aldık Bu şekilde, bir zamanlar Türkiye‘nin parlayan yıldızı olan Arhavi Boks Takımının temellerinin atıldığı günler başlamış oldu…

Hamdi Zaim her zaman zekâsıyla ön plana çıkan bir arkadaşımızdı. Lider kişiliği vardı sözü dinlenirdi. Babası Kazım Amcanın şehir kulübünün altındaki dükkanı bizim uğrak ve buluşma yeri idi. Boş zamanlarda orada toplanır ve günlük programımıza genelikle buradan başlardık. Bütün arkadaşlarımızın birbirlerine büyük güveni vardı. Birbirimize çok bağlı bir gruptuk. Hamdi Zaim, Hüseyin Zaim, Caner Gerdan, Şener Gerdan, Bedri Soğukoğlu, Kani Özbaş, Hayati Temel, rahmetli Hasan Zaim, Sinan Şalap, Yaşar Batum, Rahmi Bayramin, Mehmet Yıldız, Cemal Kurdoğlu, Senayi Duman, Ahmet Baykal, Ufuk Batum, Mustafa Yıldırım (Koto) ve bu gurubun önde gelen isimleri idi. Bu gurubun içersinde Hamdi Zaim lider kişiliğiyle Caner gerdan sempatikliğiyle, Cemal Kurdoğlu ve Kani Özbaş sanatçı yönüyle, Ahmet Baykal ağırbaşlı ve güvenilir karakteriyle, Hüseyin Zaim, Senayi Duman ve Hayati Temel muzipliğiyle, Kütüphane müdürümüz Ali imdat Özçakmak ve Ufuk Batum futbolcu kişiliğiyle ön plana çıkan arkadaşlarımızdı.

Boks çalışmalarına başlarken teknik olarak çok şey bilmiyorduk. Erzurum’da tahsilde öğrendiklerimi arkadaşlarıma aktarmaya çalışıyordum. Ancak, zaman zaman televizyondan seyrettiğimiz Rus boksörleri kopya etmeyi denedik. Bu Türkiye’de olmayan bir ekoldu. Rus televizyonlarındaki boks müsabakalarından esinlenmek bizim Türkiye’ de yeni bir stil yaratmamıza yardımcı oldu ve daha sonraki yıllarda Ringe çıktığımızda bize “Rus boksörler” benzetmesi yapılıyordu. Bu sadece Arhavili boksörlere özgü benzetmeydi bu da bizi ayrıcalıklı ve özel kılıyordu.

Çalışacak yerimiz ve kullanacak malzememiz yoktu Öncelikle kiraladığımız küçükOdalarda çalışmaya başladık. Erzurum’dan yanımda getirdiğim malzemeleri kullanmaya başladık. Daha sonraları ilkokullarda boş zamanlarda çalışmalara devam ettik. Çalışmaları Hamdi Zaim ile birlikte yönlendiriyorduk. Arhavi ile Hopa ilçeleri sporda özellikle futbolda büyük bir rekabet içerisindeydiler o yıllarda. Mevcut futbol sahasının yerindeki eski futbol sahasına (şu anda kanalizasyon kanalı geçmekte) derenin yanındaki fındık ve kızılağaçlarının arasındaki patika yoldan kuş seslerini ve kulakları tırmalayan kurbağa seslerini dinleyerek futbol müsabakalarını izlemeye büyük bir heyecanla giderdik.

Rahmetli Cengiz Günal ve özellikle Hakkı Günal çok iyi kaleci idiler. Onların performansı, top kurtarırken yaptıkları entastaneler bende kaleciliğe karşı ilgi ve alaka oluşturmuştur. İlyas Karadeniz, Ali Günal, Ahmet Günal , Hamit Batum, Hasan Palyoş büyüklerimiz oynadıkları futbolla bizlerin gözünde farklı bir yerdeydiler. Onları hayranlıkla izleyerek farkında olmadan bizdeki spor sevgisinin altyapısını oluşturuyorduk. Onlar Arhavi sporunun kahramanlarıydı bizim gözümüzde. Bu iki ilçe arasında futbolda öyle bir rekabet vardı ki hemen her maçın sonunda kavgalar olurdu arabaların camları kırılırdı.

Boks çalışmalarımızın semeresini görmek için ilk maçımızı yine bizim gibi amatörce çalışmakta olan Hopalı boksörlerle yapmak istedik. Ergün hocanın kahvesine bir yer ringi kurduk. Arhavi’de ilk kez bir boks maçı yapılacaktı. Bu çok ilgi çekmişti çünkü televizyon henüz piyasaya çıkmıştı. Boksun ne olduğunu bilmeyen pek çok insanımız vardı. Yaptığımız müsabakaların hepsini kazanarak boks maceramıza iyi bir başlangıç yaptık. Gün geçtikçe

bu sporda çok daha iyi sonuçlar almak için arzumuz çoğalıyordu. Ancak, bizleri yönlendirecek ve önderlik yapacak birine henüz rastlayamamıştık. Bir gün yine Ergün hocanın kahvesinde otururken gençliğin verdiği heyecanla bir arkadaşımızla hoş olmayan bir tartışma yaşadık. Olayın büyümesini daha sonraki yıllarda Arhavi Boksunun lokomotifi ve her şeyi olan, sevgili ağabeyim Cabir Özkazanç engelleyip, hem bizlerin güvenini kazandı hem de ilerisi için bizlere arzuladığımız umut oldu. Aradığımız lideri bulmuştuk. Çalışmalarımıza aralıksız devam ettik. Bazen okul sınıflarında, bazen çay alım yerlerinde ve bazen de ev odalarında hedeflediğimiz başarılara ulaşmak için çalışıyorduk. Başarının çok çalışmaktan geçtiğini bu yaşlarda beynimize kazımıştık. Arhavi – Hopa arasını koşarak gidip geliyorduk. Bazen de Arhavi-Hopa arasını Ciha dağını aşarak koşuyorduk. Malzememiz yoktu içini çaputlarla doldurduğumuz çuvalları kum torbası yaparak antrenman yapıyorduk. 4.500 nüfuslu Arhavi’yi Türkiye gündemine oturtmanın ancak imkansızı başarmakla mümkün olabileceğini genç yaşımıza hayat tecrübesizliğimize rağmen düşünebiliyorduk. Bu da bir ilçe takımından Türkiye Boks şampiyonu ve şampiyonları çıkarmakla mümkün olacaktı. O zamanlar futbolla birlikte anılan boks sporu en sevilen ve seyredilen sporlarından birisiydi. Türkiye şampiyonalarını siyah, beyaz TRT televizyonları naklen veriyordu. Türkiye’nin tek televizyon kanalı olan TRT yi alternatifi olmadığı için herkes izliyordu. İlk kez Erzurum’da çıktığım ringin heyecanını ve atmosferini deneyim geçirdiğim birçok spor dalının hiçbirinde bulamadığım için bu spordaki başarının Arhavi’yi Türkiye’nin spor gündemine taşıyacağına karar verdim. Çünkü, görsel basın Türkiye Boks şampiyonalarını futbol gibi günü birlik takip edip yayına koyuyorlardı. Hürriyet, Milliyet, Tercüman gibi büyük gazeteler müsabaka sonuçlarını ve resimlerini her gün ana sayfa dahil 2-3 sayfasında yayınlıyordu. Türkiye şampiyonlarının isimlerini sporu takip eden herkes biliyordu. Ünlü Bir futbolcu kadar tanınan o dönemlerin ünlü isimleri Seyfi Tatar, Celal Sandal, Erarslan Doruk, Mehmet Kumova, Mehmet Çakal, Hamdi Yiğit gibi Şampiyon boksörler, herkesin hayranlık duyduğu sporculardı. Bizim gayretlerimize ilk zamanlar Arhavispor kulübünden destek gelmedi. Bizde kendi kulübümüz olan ABİ (Arhavi Boks İhtisas Kulübünü ) kurduk. Kurucuları Hamdi Yıldırım, Hamdi Zaim, Bedri Soğukoğlu, Hüseyin Zaim, Caner ,Şener Gerdan ve rahmetli Hasan Zaim idi. Ancak Arhavi halkı bu spora henüz alışkın değildi ve farklı bir gözle bakıyorlardı. Çalışmalarımızı garipsiyorlardı ve başarılı olacağımız konusundaki düşüncelerimize fazla katılan yoktu. Büyük başarıların ancak büyük düşünerek kazanılabileceğini o yıllarda benimsemiştim. Bu düşünce benim için spor yaptığım her anımda itici bir güç olmuştur. Eğer siz inanmıyorsanız, kimseyi inandıramazsınız. Başarıya olan inancımı her zaman arkadaşlarıma anlattım ve onlarında böyle düşünmelerini sağladım.

Biz çalışmalarımıza devam ederken akrabam olan Hakkı Aydın çevresinde kabadayı tabir edilen bir tipti. Onun bu halini hiç tasvip etmezdim. Bu nedenle kendine mesafeliydim.

Benim kabul etmeyeceğimi bildiği için başkaları aracılığı ile boksör olmak istediğini iletti ve çalışmalara katılmak için izin istedi. Vermedim, israrını devam ettirince kendisiyle konuşup ona şartlarımı söyledim. Bunları kabul ederek sözünden dışarı çıkmayacağı konusunda söz verince onu antremanlara aldım. Onun çok iyi boksör olacağından emindim çünkü ondaki yetenekleri keşfetmiştim.1 aylık çalışmadan sonra ringe çıkacak duruma geldi.

İlk ciddi müsabakamızı bahar sinemasına ring kurarak kendi aramızda yaptık. Ciha Dağı Efsanesi Orkestrasının katılımlarıyla yine Ömer ve Hayrettin Altun kardeşler, Mustafa Yıldırım(koto) nın oluşturduğu grup skeçleriyle seyircileri kırıp geçiriyorlardı. Hayati Temel, Hasan Zaim, Hamdi Zaim, Hüseyin Zaim, Bedri Soğukoğlu, Sinan Şalap arkadaşlarımız kendi aralarında eşleşerek müsabakalar yaptılar.Artık Arhavi halkı boks sporuyla daha yakın ilgi alanı oluşturmuştu.

İkinci müsabakamızı Erzurum Boks Takımı ile bahar sinemasında yaptık. Bahar sineması tıklım tıklım dolmuştu. Özellikle bayan seyircilerin çokluğu gelen misafirleri de şaşırtıyordu. Yine Baterist Cengiz kurdoğlu, Gitar Kemal, Solist Cemal Kurdoğlu’ndan oluşan Ciha Dağı Efsanesi Orkestrasının müziği eşliğinde Ringe çıkan Misafir Takım ve Arhavi Boks Takımının maç yapacak boksörleri birbirleriyle tokalaşarak tanıştıktan sonra müsabakalar için Açık Bahar sinemasının soyunma odası olarak kullandığımız localarına geçtiler. Localar Seyircilerin arkasında kalıyordu ve müsabakaya çıkacak boksörler seyircilerin arasından geçerek ringe çıkıyordu. Seyirci ile sporcular arasındaki bu yakınlık bizim boksörlere ayrıca olumlu bir elektrik veriyor, ayrı bir motivasyon sağlıyordu.

İlk kez ringe çıkan 48 kg.da Hakkı Aydın kendinden çok eski rakibini çok iyi bir maçtan sonra mağlup ederek sanki yıllarca boks yapmış intibaını vererek beni yanıltmadı. 51 kg.da Hayati Temel, Türkiye şampiyonlarından Cahit Köşedar’ı mağlup ederek ikinci galibiyetimizi aldı. Daha sonra Hamdi Zaim ve Hüseyin Zaim Ringe çıktılar. Güzel müsabakalar yaptılar.54 Kilo'da Caner GERDAN rakibini mağlup ederek 3 galibiyetini aldı

Gecenin son müsabakası olarak Erzurum’dan da rakibim olan Ragıp Öge ile ringe çıktık.

Seyirciler heyecanla bu müsabakayı beklemekteydiler. 3’er dakikadan 3 raund olarak yaptığımız müsabaka yumruk yağmuru halinde geçti. Nefesleri kesen maçtan sonra Erzurum Boks İl Temsilcisi ve benimde Erzurum’dan hocam olan Rahmetli Dursun Pekcan tarafından galip ilan edildim. Türk boksunun önemli takımlarından Erzurumspor boks takımını mağlup etmeyi başardık. Amacımıza yavaş, yavaş ulaşmaktaydık Artık Arhavi Boks Takımı sesini duyurmaya başlamıştı ve Türkiye’nin önemli takımları bizimle müsabaka yapmak istiyorlardı.

 

Yorumlar (5)
RSS comments
1. 31-07-2009 10:31
GERÇEK DOST
Sevgili kardeşim hatıralarım yazı dizini okuyorumda yılların nasıl uçup gittiğini görüyom. evet 70 li yıllar.Arhaviyi kasıp kavuran boks aktiviteleri, hele arhavimizin türkiye'ye tanıtımında en büyük referansımız olan Hamdi yıldırım unutulurmu hiç.Rahmetle andığım can arkadaşımız hasan zaim.caner gerdan,hüseyin zaim,ahmet zaim,hakkı aydın hayati yerli ve sinan şalap'ın o ptt binasının bulunduğu eskı marangoz atölyedeki 10 metrekare barakalardaki antremanları, her maç sonrası sinemamın koltuklarının en az 20 adedinin kırılıp soba odunu haline gelmesini hiç unuturmuyum .O galibiyet aldığımız bölge maçlarını hele ağır siklet boksorümüz nazım HEKİMOĞLU nun trabzondaki üstün performansını kim unutur.o yıllar yanılıyormuyum bilmem dostluklar biraz farklımıydı daha birbirimize dostça yaklaşımlar içindemiydik.birazdaha ahdevefaya önemmi verirdik.Dürüstlüğünle hepimizin kalbinde taht kuran arkadaşım Bir arhavili olarak sana minnet ve şükran borçluyuz yolun açık olsun sevgilerimle.vedat takaz
Registered
2. 26-07-2009 20:58
GERÇEK DOST
Hamdi Yıldırım benim samsun şampiyon boks ihtisasta çok değerli hocamdır...
Guest
raif kırsüleymanoğlu
3. 24-07-2009 16:52
Kifayetsiz
O yıllar ne kadar ruhlu, ne kadar üretici, ne kadar saf, ne kadar temiz ve bir o kadar sosyal. Herkes üretmek derdinde.

Oysa bugüne baktığımızda ise durum ürkütücü. Şimdi herkes kısa yoldan şöhretin derdine girmiş. Değer yargıların önemsiz olduğu hizmet zihniyetinin değil de işgal zihniyetinin hakim olduğu yarınlarımızın ve çocuklarımızın geleceği adına korkunç olduğu tüketim toplumuna gelmişiz.

Sizlerin o duygulu ifadeleri, o samimi arkadaşlıkları, MASKESİZ dostlukları, biz özler olduk. Keşke bizde o dönemin bir parçası olabilseydik dediğimiz çok oldu, çok...

Evet, bir gerçektir ki 70'li yıllar SANAT'IN, KÜLTÜR'ÜN, SPOR'UN zirve yaptığı anlatılması bile yıllar sonra sevgi ve hayranlık uyandıran kifayetsiz yıllar. Biz o günlerin mirasını şimdi tüketirken ne yazık ki geleceğe dair HATIRALARIM gibi duygu yüklü yaşanmışlıkları kaçımız kaleme alabilecek kadar dolu dolu yaşıyabiliyoruz ki!!!

Sizler bizlerin önünü açtınız. Hepinize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

:sigh
Guest
Arhavisitesi
4. 24-07-2009 16:31
ŞAMPİYONDAN HATIRALAR...
Hatıralarım adını verdiğin bu yazı dizisini büyük bir zevkle okuyorum. Mütevazi bir uslüpla kaleme almış olduğunuz anlatımınızı, BİR ŞAMPİYONUN HATIRALARI başlığı altında yayınlamanızı daha uygun olacağını düşünüyorum.
Ben,anlattıklarınızın bir bölümünü yakında çıkacak olan kitabımda kaleme almıştım. Üzerine örtsek aynı şablonda anlatılış benzerliğindeki bu yazı bana o muhteşem günleri hatırlatıyor ve sanki ilk günkü heyecanı yeniden yaşatıyor. Şimdi ne söylesem, nasıl anlatsam bahis konusu coşkuyu tanımlayacak,insanlardaki mutluluğu ifade edecek söz bulamıyorum. Aciziyetimin müsebbibi olan kelime haznemin yetersizliğir diyorum ve işin içinden çıkıyorum. Kısaca; Müthişti, muhteşemdi, harikaydı diye özetliyorum. O yılların gençleri olarak hepinize çok teşekkürler, hepinize sevgiler, saygılar. Bize heyecan dolu yıllar yaşattığınız için, Arhaviliyim derken övünebildiğimiz için, bizi diğerlerinden farklı ve ayrıcalıklı kıldığınız için...

Ali İmdat ÖZÇAKMAK _ ARHAVİ
Guest
Ali İmdat ÖZÇAKMAK
5. 23-07-2009 09:17
Şampiyon
Sen tek başına bir takımsın. bu arhavi seni daha çok arar
Guest
Kenan ERKAN

 

Bu Haberi Paylaş

Yorumlar (1)Add Comment
0
...
yazar hakki aydin, Mayıs 21, 2014
Uzun yillar aradan sonra,teknoloji nimetlerinden yararlanarak
Tum turkiye ve arhavili dostlarimizi anarak selam ve saygilarimi sunuyorum
sunuyorum,arhavi boks takimindan basta degerli hocam hamdi yildirim olmak
Uzere karadenizin cennet kosesinde arhavi boks takimina butun ictenlikle
Hizmet etmis sporcu arkadaslarima hasretle anarak kucakliyorum selam ve sevgilerimle
Arhavi halkinadina ayrica selamlarimi belediye emniyet tum kuruluslara ayri ayri selam saygilarimi sunuyorm
Arhavi sokaklarinida ozledigimi belirtmek istiyorum hayatimin en guzel kosesi arhavi ve ciha dagi efsanesidir
HAKKI AYDIN 05304615269

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy

Yeni Haber:
Eski Haberler: