Arhavi Kültür & Turizm & Video Sitesi www.ArhaviSitesi.com Arhavinin Dünyaya Açılan Penceresi ArhaviSitesi Yayın Grubu - DİK HIZARLA TAHTA BİÇME 
İSTANBUL ARHAVİLİLER DERNEĞİ - İSTAD

MENÇUNA 2009 FOTO

Mençuna Şelalesi org. Foto 1

Mençuna Şelalesi org. Foto 2

ARHAVI FOTO

ARHAVİ FESTİVAL PROGRAMI

36.ULUSLARARASI
 ARHAVİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

35.FESTİVAL PROGRAMI

Kimler Online

Şu anda 2 misafir bağlı

Üye Giriş

SON 5 ÜYE

ezmoce_x (ezmoce_x)
(2010-08-08 12:34:55)
furkan51can (furkan51can)
(2010-07-31 18:17:56)
cilingir (cilingir)
(2010-07-28 03:06:03)
asmaca (asmaca)
(2010-07-20 20:45:25)
Atmaca_008 (Atmaca_008)
(2010-07-20 10:29:39)
ANASAYFA arrow HIZARLA TAHTA BİÇME
 
q
WEB SAYFAMIZ YENİLENDİ...
MHP GRUP BAŞKAN VEKİLİ OKTAY VURAL ARTVİN'E GELİYOR...
RECEP İVEDİK 3 TÜRKİYE İLE AYNI ANDA ÇARMIKLI SİNEMA SALONUNDA...
CHP ARHAVİ İLÇE BAŞKANI'NI SEÇİYOR...
YÜREĞİNE SOR 12 MART'TA SİNEMALARDA...
ARHAVİ ÇARMIKLI SİNEMASINDA BU HAFTA...
GENEL KURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ " VİCDANSIZLARA SESLENİYORUM"
ARHAVİ'YE YILIN İLK KAR'I YAĞDI...
CHP İLÇE SEÇİMLERİNE DEVAM EDİYOR...
DİK HIZARLA TAHTA BİÇME PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 8
Kötüİyi 
Yazar Tolga Özçakmak   
Pazar, 27 Ağustos 2006

DİK HIZARLA TAHTA BİÇME YARIŞMASI

(  S  U  N  U  Ş  - 2- )

                Festivalimizin en önemli amacı; geçmişimizdeki kültürel yaşam biçimimizi  genç insanlarımıza otantik yapımızdan ödün vermeden biraz mizansal biraz da yarışma formatında sunabilmektir.

Arhavi’nin sahip olduğu, 314 km2. lik alanın % 80’i ormanlarla kaplı olduğunu hepimiz biliyoruz. İşte bu bolluk yüzünden  eskiden beri halkımız her türlü gereksinimlerini ağaçtan sağlamaya çalışmıştır. Burada festivalimize konu olan “ Dik Hızarla Tahta Biçme“ işlemi ile anlatılmak istenilen, ağacın insan gücü ve emeği ile ormanlardan inşaatlara materyal oluşu esnasındaki yaşanılanlarıdır.

Bir başka deyişle eski  İnsanlarımızın, tahtayı kendi olanakları ile doğadan  karşılamak istediklerinde yaşadıkları güçlüklerin hikâyesi oluşudur. Konuya sosyolojik açıdan baktığımızda; tabiat şartlarının olumsuzluğu, teknolojik yetersizlik ve ekonomik zorluklarla dolu yaşam koşulları içerisindeki bu insanların ev inşaatının en temel malzemesi olan kereste ve tahta temini için yaşadıkları meşakkattir. Bunu yöremiz insanının var oluş mücadelesi  şeklinde de değerlendirebiliriz.

                Çoğul ailelerin bölünmeleri sonucunda insanlar yeni iskânlara ihtiyaç duymuşlar. Yeni evler için gerekli malzemeleri elde etmek, ağaçları biçip kalaslara dönüştürmek istemişler. Ancak teknolojinin yetersiz olduğu eski zamanlarda ormanlardan ağaçların  nakledilmesi, atölyelere getirilerek orada biçilip  tahta elde edilmesi olası değilmiş. İnsanlar çaresiz kaldıklarında beyinlerini daha fazla kullanarak sorunlarına çıkış yolu buldukları bilinen gerçektir. Bu gerçekte düşünen vakti zaman insanları kestikleri ağaçları taşımanın imkânsızlığına karşın, yerinde basit çalışmalarla inşaat malzemeleri haline dönüştürülmesinin daha uygun olacağı kanaatine varmışlardır.

                Ağacı kestikleri yerde kurdukları platforma (iskele) kütüğü alıp, Dik hızarlarla biçerek kalas, tahta ve çıta gibi parçalara ayırmışlar. Koca kestane kütüğünü oracıkta çeşitli inşaat malzemelerine dönüştürerek istedikleri yerlere kolaylıkla taşımışlardır.

                 Ev yapmanın çok zahmetli bir iş olduğunu hepimiz biliriz. Eskiden güç koşullarda iş yapmak gibi zorluklar vardı. Zira insanın ihtiyaç duyduğu her malzemeyi kendisinin üretmesi gerekiyordu. Hizmet ve ürün satın alma olayı ise yok denecek kadar azdı. Bu itibarla bazı araç ve gereçler başka yollarla sağlanmaktaydı. Yöre sanayisinin çivi yapmak için gerek demir madeninden yoksun oluşu ve gerekse imalat teknolojisinin tesis edilememiş olması bu insanlara çivi kullanmadan ahşap geçme tekniğini geliştirerek kalasları birleştirme yöntemiyle inşaat yapmayı öğretmiştir. 

              Arhavi, 4. derecede deprem bölgesi olmasına rağmen, depreme en dayanıklı dolma taş işçilikli(görünümlü), ahşap geçme tekniği kullanılarak yapılan evlere sahiptir. Eski çağlardan günümüze intikal eden bu mimarinin ana materyali olan kestane ağacının kerestesine gereksinim duyulurdu. Ormanda kurulan platforma (iskele) alınan tomruk ağaçlar dik hızarlarla biçilerek kalaslara, ongore diye tabir ettiğimiz boydan boya kirişlere, dikme kolonlara, yatay duvar tahtalarına (daraba) dönüştürülürdü. Ev inşaatının tüm büyük parçaları böylece insan gücü ile taşınabilecek boyutlara ayrıştırılırdı.

                        Şekillenen bu kerestelerle denizlerden veya derelerden toplanan yassı granit taşları birleştirerek bize özgü, doğaya uygun bu güzel evleri inşa etmişiz asırlarca. Bu gün kültürümüzün baş aktörü olan bu “Dolma Taş Mimarili“ evlerimizle iftihar ediyoruz. Evimizin ana malzemesi yumuşak çelik diye tabir ettiğimiz, doğaya 300 yıl çürümeden, bozulmadan tahammül edebilen kestane ağacına hayranız. Bu ağaca Çifte Köprü Vadisi boyunca ve Arılı köyü mezralığı civarında sebebi henüz bilinmeyen bir virüsün musallat olduğunu ve gruplar halinde kuruduklarını duyuyor ve çok üzülüyoruz.  Orman İşletmeleri teşkilatını bu hastalığa çare bulmaları için göreve davet ediyoruz.

               Bu arada kestane ağacına kıyamadığımız için bu gün “ Dik Hızarla Tahta Biçme Yarışmasında” kızılağaç kütüğünü dublör olarak kullanacağız, herkese kolay gelsin dileklerimizle yarışmalara başlıyoruz.    

DİK HIZARLA TAHTA BİÇME YARIŞMASI

Zaruri Araç ve Gereçler

 1.        40 cm çapında 10 adet 2,5 metre uzunluğunda kızılağaç kütüğü

2.        2 Adet dik hızar

3.        2 Adet keskin balta

4.        2 Adet çırpı

5.        2 Adet kiremit tozu veya toz boya

6.        4 Adet bardak

7.        4 Adet sürahi

8.        4 Adet havlu

9.        2 Adet şerit metre

10.     1 Adet kâğıt-kalem ve tebeşir

11.     1Adet Şakul

12.     1 Adet hediye

13.     1 Adet torba    

                   

YARIŞMA ŞEKLİ VE KURALLARI

                               

Yarışma iki aşamalı olup, ilk aşaması gösteri niteliğindedir. Önce belirlenen kütükleri kimlerin kullanacağı belirlenmek üzere kura çekimi yapılır. Yerdeki kütükler tebeşirle numaralandırılır. Aynı numaralar eşit bölünmüş küçük kâğıtlara da yazılarak katlanır. Torbaya atılan numaralı kâğıtlar yarışmacılar tarafından çektirilir. Çıkan numara yerdeki kütüğü tanımlar. Yarışmacı kendine çıkan kütüğü yarışmaya hazır duruma getirmek için balta ile yontar, tahta ebadını belirler. Ebat 3 cm ile sınırlı olup, yarışmacıların biçme esnasında yarım santimlik açı sapmasına müsamaha gösterilir. Yani 2,5 cm ‘ye inmesine veya 3,5 cm.ye çıkmasına tolerans gösterilir. Daha eksiği veya daha fazla sı yarışmacıların elenmesine neden olur.

Yarışmaların buraya kadar yaptıkları hazırlık niteliğindedir. Yanı yarışma dışıdır.  Kalasın biçileceği çizgilerin belirlenmesinden sonra platforma alınması ve dik hızarın takılması sonucunda hakemin düdüğü ile birlikte gösteri başlar. Yarışmacıların biri altta diğeri üstte yer alarak görev yaparlar. Yarışmacılar biçme esnasında dinlenebilir, su içebilir, havlu ile terlerini silebilirler. Hatta alttakilerle üsttekiler istedikleri zamanda yer değiştirebilirler.

 Kesim esnasında yarma takozu (sali) ile açma-aralama yapabilirler. Ancak kesim bitimine 10cm kalmadan öncesinde sali çakılarak yarılmasına müsaade edilmez. Aksinde ısrar edenler yarışma dışı bırakılır. 1 adet tahtanın kurallara uygun bir şekilde en erken biçenin 1. 2. 3. belirlenir. Yani saate karşı en önce tahtayı biçenin galibiyeti ilan edilir.                                                                    

Hazırlayan: Ali imdat ÖZÇAKMAK

           Halk Kütüphanesi Müdürü

  Fes. Kül. Etk. Kom. Bşk.                                                          

Son Güncelleme ( Çarşamba, 02 Nisan 2008 )