Arhavi Kültür & Turizm & Video Sitesi www.ArhaviSitesi.com Arhavinin Dünyaya Açılan Penceresi ArhaviSitesi Yayın Grubu - OPİYİNONİ 
İSTANBUL ARHAVİLİLER DERNEĞİ - İSTAD

MENÇUNA 2009 FOTO

Mençuna Şelalesi org. Foto 1

Mençuna Şelalesi org. Foto 2

ARHAVI FOTO

ARHAVİ FESTİVAL PROGRAMI

36.ULUSLARARASI
 ARHAVİ KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

35.FESTİVAL PROGRAMI

Kimler Online

Şu anda 20 misafir bağlı

Üye Giriş

SON 5 ÜYE

ezmoce_x (ezmoce_x)
(2010-08-08 12:34:55)
furkan51can (furkan51can)
(2010-07-31 18:17:56)
cilingir (cilingir)
(2010-07-28 03:06:03)
asmaca (asmaca)
(2010-07-20 20:45:25)
Atmaca_008 (Atmaca_008)
(2010-07-20 10:29:39)
ANASAYFA arrow OPİYİNONİ
 
q
WEB SAYFAMIZ YENİLENDİ...
MHP GRUP BAŞKAN VEKİLİ OKTAY VURAL ARTVİN'E GELİYOR...
RECEP İVEDİK 3 TÜRKİYE İLE AYNI ANDA ÇARMIKLI SİNEMA SALONUNDA...
CHP ARHAVİ İLÇE BAŞKANI'NI SEÇİYOR...
YÜREĞİNE SOR 12 MART'TA SİNEMALARDA...
ARHAVİ ÇARMIKLI SİNEMASINDA BU HAFTA...
GENEL KURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ " VİCDANSIZLARA SESLENİYORUM"
ARHAVİ'YE YILIN İLK KAR'I YAĞDI...
CHP İLÇE SEÇİMLERİNE DEVAM EDİYOR...
OPİYİNONİ PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Yazar Tolga Özçakmak   
Salı, 20 Haziran 2006

                                                                                 

 Araştırma: Ali İmdat ÖZÇAKMAK Nermin.ÇARMIKLI Halk Kütüphanesi Müdürü  

OPİYİNONİ


Ağaçların çiçeklerini açmaya başlayıp, tomurcuk tomurcuk yapraklarını çıkarma anları baharın müjdesi olarak değerlendirilir, sevinçle karşılanırdı.Genellikle mart ayının ilk günleri ile değişime başlayan tabiattan her canlı nasibini almaya çalışırdı.İnsanların da yaşamlarında hareketlilik başlar, baharın gelişiyle birlikte aileler iş bölümü yaparlardı.Tarla ve bahçe işleri büyüklerin, inek otlatmak işi ise hep küçüklerin olurdu.Arhavi’nin eski zaman çocukları mevsimin sağladığı olanakları çobanlık yaptıkları zamanlarda işi eğlenceye dönüştürerek hoşça vakit geçirmekte daima beceri sahibi olmuşlardır.

Mart ayının gelmesiyle birlikte yöremizin hemen hemen her yerinde yetişen kızılağaç,diğer bitkilerden daha erken uyanıp tomurcuklanarak filiz çıkaran ağaçlarımızdandır.Bu aylarda topraktan önemli miktarda su emer, emilen su ağacın gövdesine, dalına hızla yürür ve kısa zamanda filizler çıkararak yemyeşil örtüye bürünür.

Artık kış bitmiş baharla beraber doğaya salınan çocuklar hayvanlarını otlatırken anılan kızılağaç dallarından oyuncak yapmaya hazırdırlar.Kızılağacın ince bir filizi ait olduğu dalından sert bir şekilde çekilerek türediği yerden ayrıştırılarak koparılır.Buna Lazcada toti gelastiku (dalı gövdesinden ayırma) denir.Koparılan dalın kalınlığı yine bir kurşunkalem ebadında hatta biraz daha ince olmasına dikkat edilir.Koparılan dal sol elde yere dikçe tutulur.Sağ elle dalın su yürümüş kabuğu sağa doğru yavaş yavaş çevrilir.Kabuk çubuğun kaygan sulu gövdesinde döner.Bu işlem 10-15cm’lik boyu üzerine tatbik edilir.Dönme tamamlandıktan sonra kızılağaç çubuğunun gerisi kırılarak atılır.Kabukta dönmüş çubuğu dişle pense gibi tutulup, çekerek kabuktan çıkarılır.Çıkarılan çubuk atılır,geriye 10-15cm’lik kabuk boru kalır.Borunun dar tarafındaki ucu dişlerimizle ısırılarak “V” harfi şeklinde ok ucu gibi kesilir.Ok şeklindeki uç ağza alınarak yanaklar hava ile doldurulup üflendiğinde gür bir düdük sesi elde edilir.
Elde edilen bu düdüğün gövdesine bazen 5 tane eşit mesafede delik açılır. Açılan delikler sayesinde kabuk düdükten yapılan opiyinoniden kaval, flüt veya diğer nefesli sazlar gibi sesleri almak mümkündür.Deliksizken düdük sesi veren opiyinoniye deliklerin açılmasıyla birlikte nota düzeni kazandırılır ve melodika gibi çalgı aletine dönüştürülür.
Opiyinoniyi tahlil ettiğimizde piyu kelimesinden türediğini görüyoruz.Piyu ağız,hava yolu ile çalma manasına gelir.Başa gelen o eki ise eylemi gerçekleştiren kişiyi tanımlar.Yani çalan müzikal sesi çıkartan kişi manasına gelir.Oçandinu kelimesi de çalma anlamındadır. Ancak Oçandinu telli sazları çalmak için kullanılan sıfatın adıdır.İşlevlerini tanımlayan adlarla ifade edildiğinde karşılığındaki kelimeleri kullanmak gerekir.Opiyi nefesle çalma, Oçandu ise telle çalınan sazlar için kullanılan tanımlamadır.Mehiru veya Ohiru da çalmayı tarif eder.Ancak burada izah edilmeye çalışılan konuyla ilgisi yoktur.Bu kelimelerin karşılığıyla anlatılmak istenilen şey hırsızlıktır.
Baharla birlikte yaşam sevincini sinesinde hisseden çocuklar yöremizin otantik sazlarından olan tuluma özenip opiyinoniyi tulum gibi çift sesli nefesli saza dönüştürmeye çalışmışlardır.Kamış,kampara veya mısır sapını(ğeyi) 10-15 cm keserek uç kısmına iki adet 5 delikli opiyinoniyi sokarak ve kamışa sicimle bağlayıp boşluklarını da balmumu yada kırmızı çamurla sıvayarak sözde tulum aleti yaptıklarına inanırlardı.

Opiyinoni kuruyunca sertleşip esnekliğini kaybettiğinden düdük sesini yitirebilmektedir.O yüzden nemli bir ortamda veya suyun içinde muhafaza etmek gerekir.Ancak her ne kadar koruyucu tedbirler alınsa dahi ikinci gün düdük özelliğini kaybetmektedir.Bu yüzden iki günde bir yenilenmesi şarttır.Yenilenme işlemi Mart ayı başından Mayıs ayı ortalarına kadar sürer.Daha sonraki aylarda çubuktan kabuk çıkarmak mümkün değildir.Temmuz ayında kısa bir süre daha kabuktan çıkarma imkanı oluşur.
Opiyinoni, ilkbahar oyuncağı olarak çocukların çalıp eğlendikleri ve kendilerinin yaptığı iyi bir oyuncaktır.

 

Sayın Ali İmdat ÖZÇAKMAK’ın çok yakında çıkartacak olduğu “DÜNDEN BU GÜNE ARHAVİ” adlı kitabından alıntı yapılmıştır. Teşekkür ederiz…Tüm Hakkı Saklıdır…

www.arhavisitesi.com

 

Son Güncelleme ( Salı, 23 Ekim 2007 )